DijiMomentum

Bounce Rate Nedir? Sitenizin Hemen Çıkma Oranını Azaltmaya Yönelik Kapsamlı Rehber

Bounce Rate Nedir? Sitenizin Hemen Çıkma Oranını Azaltmaya Yönelik Kapsamlı Rehber
🎵 Podcast: Bounce Rate Nedir?

Bounce Rate Nedir? Sitenizin Hemen Çıkma Oranını Azaltmaya Yönelik Kapsamlı Rehber

Diyelim ki fiziksel bir mağazanız var. Bir müşteri içeri giriyor, raflara göz atıyor ama hiçbir ürüne dokunmadan, soru sormadan ya da mağazanın diğer bölümlerine bakmadan aniden geri dönüyor ve çıkıyor. Ne hissedersiniz? Muhtemelen bir sorun olduğunu düşünürsünüz; belki ürünler ilgi çekici değildir, belki düzen kafa karıştırıcıdır ya da müşteri tamamen başka bir şey arıyordur. İnternet dünyasında da tam olarak aynı şey yaşanır ve işte burada bounce rate nedir sorusu anlam kazanır. Sitenizin hemen çıkma oranı (Bounce Rate), web sitesi analizinde en önemli göstergelerden biridir. Bu oran, ziyaretçilerin sayfanıza girdikten sonra başka hiçbir etkileşimde bulunmadan (örneğin linke tıklamak, başka bir sayfayı ziyaret etmek, form doldurmak veya video izlemek) sitenizi terk eden yüzdesini gösterir. Bu metrik, sitelerinizin ziyaretçiler açısından ne kadar çekici olduğunu gösterir ve sayfa performansınızı ölçmede kritik bir rol oynar. Bu yazıda, bounce rate nedir, neden hemen çıkma oranı bu kadar önemlidir, bounce rate’i etkileyen faktörler nelerdir ve hemen çıkma oranını nasıl düşürebiliriz konularını detaylıca ele alacağız. SEO’ya ilgi duyuyorsanız veya SEO çalışmalarınızı dış kaynaklara devretmeyi düşünüyorsanız, bu makaleyi sonuna kadar takip edin.

Bu makalede kısaca neler öğreneceğiz:

Makalenin Önemli Noktaları Basit ve Uygulanabilir Açıklama
Hemen Çıkma Oranının Tanımı Yalnızca bir sayfayı görüntüleyip hiçbir etkileşim olmadan siteyi terk eden ziyaretçilerin yüzdesi.
Önemi Kullanıcı deneyimini, içerik kalitesini ve izleyici çekiciliğini değerlendiren önemli bir metrik olup dönüşüm oranlarını etkiler.
SEO ile İlişkisi Hemen çıkma oranı doğrudan bir Google sıralama faktörü değildir, ancak site sorunlarını göstererek dolaylı yoldan SEO’yu etkiler.
GA4’te Hesaplama Google Analytics 4’te (GA4) hemen çıkma oranı, etkileşim oranının tersidir; yani 10 saniyeden kısa süren, dönüşüm olayı veya iki sayfa görüntüleme olmayan oturumların yüzdesi.
Etkileyen Faktörler Düşük sayfa hızı, alakasız içerik, zayıf UX tasarımı, mobil uyumsuzluk ve hatalı linkleme başlıca nedenlerdir.
Performans İyileştirme Hız optimizasyonu, değerli içerik üretimi, tasarım ve navigasyonu geliştirme, mobil uyumluluk sağlama en önemli yöntemlerdir.

Kazandığınız ziyaretçileri kolayca kaybediyor musunuz?

Yüksek hemen çıkma oranı, kullanıcıların sayfanıza girdikten hemen sonra sitenizi terk ettiği anlamına gelir. Biz, kullanıcı deneyimi (UX) ve açılış sayfası içeriklerini optimize ederek ziyaretçilerinizi sadık müşterilere dönüştürüyoruz.

Bounce Rate: Daha Derin Bir Tanım ve Farklılıklar

Daha önce de söylediğimiz gibi, bir “bounce” tek sayfalık bir ziyaret anlamına gelir. Peki etkileşim tam olarak ne demektir? Aslında, kullanıcının sitede gerçekleştirdiği ve Google Analytics tarafından kaydedilen her aktivite bir “hit” olarak adlandırılır. Bu aktiviteler; linke tıklama, mesaj gönderme, yorum yazma, dosya indirme, video izleme, siteden alışveriş yapma veya sayfada belirli bir süre vakit geçirme olabilir. Eğer kullanıcı siteye girip bu etkileşimlerden hiçbirini gerçekleştirmeden yalnızca tek bir sayfayı görüntüledikten sonra siteyi terk ederse, bu bir bounce (hemen çıkma) olarak kaydedilir. Bounce Rate ve Exit Rate: Temel Bir Ayrım Google Analytics raporlarında, çıkış oranı (Exit Rate) adı verilen bir metrikle de karşılaşmış olabilirsiniz. Görünüşte benzerlik taşısa da bu metrik hemen çıkma oranı ile karıştırılmamalıdır. Temel fark, kullanıcının “giriş noktası” ve “ziyaret yolu” ile ilgilidir:
  • Bounce Rate (Hemen Çıkma Oranı): Ziyaretçi, bir “dış kaynaktan” (örneğin Google arama sonuçları veya bir reklam) sitenize gelir, yalnızca “tek bir sayfa” görür ve başka hiçbir etkileşim olmadan çıkar. Yani hemen çıkma oranı, oturumların ilk sayfada sona erdiği yüzdedir.
  • Exit Rate (Çıkış Oranı): Ziyaretçilerin sitenizi “belirli bir sayfadan” terk etme yüzdesini ifade eder; bu sayfanın ilk ziyaret edilen sayfa olup olmamasına bakılmaksızın. Örneğin, kullanıcı önce A sayfasını ziyaret edip ardından B sayfasına geçer ve B sayfasından çıkış yaparsa, bu A sayfası için bir bounce değildir (çünkü etkileşim olmuş ve B sayfasına geçmiştir), fakat B sayfasının çıkış oranını artırır.
Altın Nokta: Tüm bounce’lar çıkıştır, fakat tüm çıkışlar bounce değildir. Bu farkı anlamak, sorunları daha doğru teşhis etmenize yardımcı olur. Örneğin, “İletişim” ya da “Satın alma için teşekkürler” sayfalarının yüksek çıkış oranına sahip olması normaldir ve kullanıcının amacını tamamladığını gösterir. Ancak bu sayfalarda yüksek bounce oranı görmek endişe verici olacaktır.
Bounce Rate: Daha Derin Bir Tanım ve Farklılıklar

Google Analytics’te (GA4) Bounce Rate Hesaplama

Google Analytics analizi, kullanıcıların hemen çıkma oranını ve diğer etkileşim metriklerini ölçmek için temel araçtır. Google Analytics’te bounce rate hesaplama yöntemi, eski sürüm (Universal Analytics) ile yeni sürüm (Google Analytics 4 – GA4) arasında değişmiştir. GA4’te “etkileşim”e daha pozitif bir yaklaşım vardır ve bu, “Etkileşimli Oturumlar” (Engaged Sessions) üzerine kuruludur. Bir oturumun “etkileşimli” sayılabilmesi için şu üç koşuldan herhangi birinin sağlanması gerekir:
  1. Kullanıcının sitede 10 saniyeden fazla kalması.
  2. Bir dönüşüm olayı (Conversion Event) gerçekleşmesi (örneğin satın alma, kayıt olma, indirme).
  3. Kullanıcının en az iki sayfa veya ekran görüntülemesi.
Dolayısıyla GA4’te hemen çıkma oranı (Bounce Rate), “etkileşimli” olmayan oturumların yüzdesi olarak tanımlanır. Yani formül şu şekildedir: Bounce Rate = %100 – Etkileşim Oranı Bu yeni ölçüm yöntemi, kullanıcı davranışları hakkında daha kapsamlı bir bakış açısı sağlar. GA4’te bounce rate’i görmek için raporlarınızı özelleştirebilirsiniz. Bunun için “Reports” bölümüne, ardından “Engagement” ve “Pages and screens” kısmına gidip kalem ikonuna tıklamanız yeterlidir.

Yüksek Bounce Rate, Google Sıralamanız İçin Bir Uyarı Sinyalidir!

Yüksek hemen çıkma oranı, Google’a sayfanızın kullanıcı için uygun bir yanıt olmadığını gösterir. Biz, sayfa kalitesini iyileştirerek ve kullanıcı etkileşimini artırarak Google’a olumlu sinyaller gönderiyor ve sıralamanızın yükselmesine yardımcı oluyoruz.

Bounce Rate SEO’yu Etkiler mi? Gerçek mi, Efsane mi?

SEO dünyasının en çok tartışılan konularından biri şudur: Bounce Rate SEO’yu etkiler mi? Kısa ve net cevap: Hayır, hemen çıkma oranı doğrudan bir Google sıralama faktörü değildir. Google mühendisleri ve yöneticileri – Matt Cutts, Gary Illyes ve John Mueller – defalarca Google’ın sıralama için Google Analytics verilerini ve bounce rate’i kullanmadığını vurgulamışlardır. Bunun ana nedeni, hemen çıkma oranının “gürültülü” ve “manipüle edilebilir” bir metrik olmasıdır. Eğer bounce rate doğrudan bir sıralama faktörü olsaydı, rakipleriniz sitenize “zararlı” trafik göndererek SEO’nuzu baltalayabilirdi (Negative SEO). Ayrıca, tüm web siteleri Google Analytics kullanmamaktadır. Ancak burada altın bir nokta vardır: Bounce rate SEO’da doğrudan etkili olmasa da, dolaylı olarak etkilidir ve görmezden gelmek sitenize zarar verebilir. Yüksek hemen çıkma oranı, SEO’nuzda ve kullanıcı deneyiminizde bir sorun olduğuna işaret eder. Örneğin, düşük sayfa yüklenme hızı, alakasız içerik veya yanıltıcı başlık ve meta açıklamalar bounce rate’i artırabilir. Bu sorunlar doğrudan kullanıcı deneyimini etkiler ve dolayısıyla sitenizin sıralamasına yansır. Bu nedenle, bounce rate’i düşürmek bu sorunları çözmek ve sitenizin genel kalitesini artırmak anlamına gelir ki Google da buna önem verir.
Bounce Rate SEO’yu Etkiler mi? Gerçek mi, Efsane mi?

Bounce Rate Ne Zaman “İyi”dir?

En büyük yanlış inanışlardan biri şudur: düşük oran her zaman iyidir, yüksek oran ise her zaman kötüdür. Gerçek şu ki, hemen çıkma oranı için kesin bir ideal değer yoktur. Bounce Rate, tamamen sektöre, sayfanın amacına, içerik türüne, hedef kitleye ve hatta gelen trafiğin kaynağına bağlıdır. Ortalama olarak yapılan araştırmalara göre, farklı sektörlerde sitelerin genel hemen çıkma oranı yaklaşık %47’dir. Ancak bu rakam oldukça değişkenlik gösterebilir:
  • İçerik siteleri (örneğin bloglar): Genellikle %70 ile %90 arasında yüksek bir bounce rate’e sahiptir. Bunun nedeni, kullanıcıların genellikle belirli bir bilgi (örneğin bir yemek tarifi veya bir kelimenin anlamı) için sayfaya girmeleri, cevabı aldıktan sonra siteyi terk etmeleridir. Bu durumda, bounce oranı olumsuz bir şey değil, aksine kullanıcının “hızlı tatmini”nin göstergesidir.
  • E-ticaret siteleri (eCommerce): Genellikle %20 ile %45 arasında daha düşük bir bounce rate’e sahiptir. Çünkü bu sitelerde kullanıcıların ürün sayfalarını, kategorileri ve satın alma süreçlerini gezmeleri beklenir.
  • Açılış sayfaları (Landing Pages): Amaçlarına bağlı olarak %70 ile %90 arasında yüksek bir bounce rate’e sahip olabilirler. Eğer amaç belirli bir eylem (örneğin bültene kayıt) toplamaksa, kullanıcı bu adımı tamamladıktan sonra sitede kalmaya ihtiyaç duymaz.
  • Tek sayfalık siteler: Doğal olarak yüksek bounce rate’e sahiptirler, çünkü yalnızca tek bir sayfa bulunmaktadır.
Altın Nokta: Tek bir mutlak rakama odaklanmak yerine, kendi sitenizin bounce rate’ini zaman içinde ve benzer sayfalar ile farklı trafik kaynaklarıyla karşılaştırın. Ayrıca, gelen trafik kaynakları da bounce rate’i etkiler; örneğin sosyal medya veya reklam kaynaklı trafik, organik arama veya e-posta trafiğine kıyasla daha yüksek bounce rate’e sahip olabilir. Çok düşük bounce rate (örneğin %5’in ya da %1’in altında), Google Analytics ayarlarınızda bir sorun olduğuna işaret edebilir. Bu, izleme kodunun tekrarı veya etkileşim olmayan olayların yanlışlıkla etkileşim olarak sayılmasından kaynaklanabilir ve gerçek dışı verilere yol açar.
Bounce Rate Ne Zaman “İyi”dir?

Kullanıcılar Neden Hemen Siteden Ayrılıyor? Bounce Rate’i Etkileyen Faktörler

Bounce rate’i düşürmek için önce kullanıcıların neden çıktığını anlamak gerekir. Bir sayfadan kullanıcı çıkış oranına yol açabilecek pek çok sebep vardır ve bunlar bounce rate’i etkileyen faktörlere dönüşebilir:
  1. Kullanıcı beklentisiyle uyumsuzluk (Search Intent): Bu en önemli nedendir. Sayfanızın içeriği, kullanıcının arama amacıyla örtüşmüyorsa, kullanıcı anında siteyi terk eder. Örneğin, kullanıcı “gaming laptop satın al” arıyorsa ama ürün sayfası yerine model karşılaştırmasına yönlendirilirse hayal kırıklığına uğrayıp geri döner.
  2. Zayıf kullanıcı deneyimi (UX) ve kötü tasarım: Site tasarımının sayfa terk etme oranına etkisi çok büyüktür. Karışık görünüm, kafa karıştırıcı menü, okunması zor fontlar, küçük ve kullanışsız butonlar ya da aşırı reklam, kullanıcıyı kaçırır. Ziyaretçiler yarım saniyeden kısa sürede bir web sitesine güvenip güvenmeyeceklerine karar verirler.
  3. Sayfa yüklenme hızının yavaş olması: Günümüzde kullanıcılar sabırsızdır ve sayfa yüklenme süresindeki birkaç saniyelik gecikme bile çıkışa yol açabilir. Site hızının bounce rate üzerindeki etkisi kanıtlanmıştır.
  4. Uygunsuz ve düşük kaliteli içerik: Kullanıcı amacı karşılansa bile, içerik ilgi çekici, okunabilir veya yeterli değilse, kullanıcı kalmak için bir neden görmez. “Uzun paragraflardan oluşan duvarlar” ya da tekrarlayan ve değersiz içerikler kullanıcıyı yorar ve çıkışa sebep olur.
  5. Mobil uyumluluk sorunları: İnternet trafiğinin büyük bir kısmı mobil cihazlardan geldiği için, mobil uyumluluğu olmayan veya küçük ekranlarda düzgün görüntülenmeyen siteler hemen çıkışa neden olur.
  6. İlgisiz iç ve dış linkler: Yanıltıcı dahili linkler ya da diğer sitelerden gelen hatalı backlink’ler, kullanıcıyı beklemediği bir sayfaya götürerek anında çıkışa neden olabilir.
  7. Formlarda fazla bilgi istemek: Kullanıcılardan form doldurmalarını istediğinizde, fazla ve gereksiz bilgi talebi güveni azaltır ve çıkışa yol açar.
  8. Açık bir Call to Action (CTA) eksikliği: Kullanıcı içerikten sonra ne yapacağını bilmezse sayfayı terk etme ihtimali artar.
  9. Sayfanın üst kısmına (Above the Fold) alakasız içerik yerleştirmek: Sayfanın başlangıç bölümü dikkat çekmek için en kritik alandır. Aşırı reklam veya gereksiz içerik buraya konulduğunda kullanıcıyı bunaltır ve çıkış ihtimali yükselir.

Kullanıcılar Neden Siteye Girdikten Hemen Sonra “Geri” Butonuna Basıyor?

Düşük site hızından, içeriğin kullanıcı ihtiyacıyla uyuşmamasına kadar yüksek bounce rate’in birçok sebebi olabilir. Ekibimiz, detaylı bir analizle sorunun kök nedenini bulur ve bunu kalıcı olarak çözer.

Bounce Rate’i Azaltma Yöntemleri: Uygulanabilir Çözümler

Artık bounce rate veya hemen çıkma oranının ne anlama geldiğini ve hangi faktörlerden etkilendiğini biliyoruz. Şimdi bounce rate’i düşürmek için uygulanabilir yöntemlere bakalım. Bu yöntemler, kullanıcı etkileşimlerini artırır ve sonuçta sitenizin genel performansını ve SEO’nuzu dolaylı olarak iyileştirir:
  1. Değerli ve ilgili içerik sunun:
    • Kullanıcı amacı (Search Intent) odaklı olun: En önemli adım, kullanıcının sorusuna tam olarak cevap veren ve ihtiyacını karşılayan içerik üretmektir. Başlık (Title Tag) ve meta açıklamanızın (Meta Description) doğru beklenti oluşturduğundan emin olun.
    • İçerik kalitesi ve kapsamı: İçeriğiniz derin, kapsamlı, özgün ve yalnızca özet niteliğinde olmamalıdır. Aynı zamanda akıcı ve kolay anlaşılır olmalıdır.
    • Okumayı kolaylaştırın: Kısa paragraflar (1–2 cümle), madde işaretleri, net başlık ve alt başlıklar, yeterli boşluk (White Space) kullanarak içeriğin “taranabilir” olmasını sağlayın. Böylece kullanıcı aradığı bilgiyi kolayca bulabilir.
  2. Web sitesi hızını artırın:
    • Site hızının bounce rate üzerindeki etkisi büyüktür. Görselleri optimize edin, tarayıcı önbellekleme (Caching) kullanın, CSS ve JavaScript kodlarını minimize edin. Ayrıca, CDN (Content Delivery Network) kullanarak sayfa yüklenme süresini küresel ölçekte iyileştirin.
  3. Web sitesi navigasyonunu ve tasarımını geliştirin (UX/UI):
    • Kullanıcı dostu ve çekici tasarım: Site tasarımının sayfa terk etme oranına etkisi yadsınamaz. Modern, şık tasarımlar tercih edin ve sayfa düzeninizin kullanıcıyı karıştırmadığından emin olun.
    • Açık navigasyon: Menü ve site yapınız mantıklı ve kolay kullanılabilir olmalıdır. Kullanıcılar minimum tıklamayla istedikleri bilgiye ulaşabilmelidir.
    • Net Call to Action (CTA): Sayfalarda düğme ve bağlantıları belirgin şekilde yerleştirin ki kullanıcı sonraki adımını bilsin ve kolayca ilerleyebilsin.
    • Dikkat dağıtıcı unsurları kaldırın: Tam sayfa pop-up’lardan, ağır animasyonlardan ve gereksiz görsellerden kaçının. Pop-up kullanacaksanız, yalnızca kullanıcı siteyi terk etmek istediğinde görünen “Exit-Intent Popups” tercih edin.
  4. Doğru iç bağlantı (Internal Linking) kullanın:
    • Bounce rate’i düşürmenin en iyi yollarından biri, diğer ilgili ve faydalı sayfalara iç bağlantılar eklemektir. Bu, kullanıcıların sitenizde daha uzun süre gezinmesini sağlar.
    • Makalelerin sonunda “İlgili İçerikler” bölümü ekleyerek kullanıcılara daha fazla okuma seçeneği sunun.
    • Uzun makaleler için “Jump Links” veya “İçindekiler Tablosu” (Table of Contents) kullanarak kullanıcıların ilgilendikleri bölüme hızlıca geçmesini sağlayın.
  5. Mobil cihazlara uygun hale getirin:
    • Sitenizin tamamen responsive (duyarlı) olduğundan, mobil, tablet ve masaüstünde sorunsuz göründüğünden emin olun.
    • Mobilde uzun videoları kısaltarak veri tüketimini ve yavaş yüklenmeyi önleyin.
  6. Görsel içerikler (fotoğraf ve video) kullanın:
    • Videolar, kullanıcının sayfada kalma süresini ciddi şekilde artırır ve karmaşık fikirleri görsel olarak çekici bir şekilde açıklar. Bu artış, Google’a dolaylı olarak olumlu sinyaller gönderir.
  7. Sürekli izleme ve test yapın:
    • Altın Nokta: Her değişiklikten sonra kullanıcı geri dönüş oranını dikkatle takip edin ve verileri zaman içinde analiz edin. Böylece yaptığınız değişikliklerin etkisini ölçebilir ve kullanıcıların geri dönüş oranını azaltan unsurları daha net görebilirsiniz. Bunun için Hotjar veya CrazyEgg gibi ısı haritası (Heatmap) araçlarından faydalanabilirsiniz.
Bounce Rate’i Azaltma Yöntemleri: Uygulanabilir Çözümler

Dwell Time ve Bounce Rate Arasındaki Fark

On-page SEO tartışmalarında, bounce rate kavramının yanı sıra, sıkça karıştırılan “Dwell Time” kavramıyla da karşılaşırız. Site içindeki kalış süresi (Dwell Time), kullanıcının bir arama sonucuna tıkladıktan sonra sizin sayfanızda geçirdiği süreyi ve ardından tekrar arama sonuçları sayfasına (SERP) dönmesini ifade eder. Bu metrik, kullanıcının yaptığı aramaya göre sayfanızdaki içerikten ne kadar memnun kaldığını gösterir. Eğer kullanıcı sayfada uzun süre kalır ve ardından SERP’e geri dönmez (veya sitenizin başka bir sayfasına geçiş yaparsa), bu durum içeriğinizin onun ihtiyacını karşıladığını ve memnuniyet sağladığını gösterir. Temel fark bounce rate ve dwell time arasındaki ayrımdır:
  • Bounce Rate: Yalnızca tek sayfalık ziyaretleri ifade eder; kullanıcının ne kadar süre kaldığını ya da neden çıktığını dikkate almaz. Amacı, ilk etkileşimi ölçmektir.
  • Dwell Time: Kullanıcının sayfada geçirdiği süreye ve SERP’e dönüp dönmediğine odaklanır. Bu metrik, daha çok kullanıcının “memnuniyetini” gösterir.
Altın Nokta: Google, doğrudan Dwell Time’ı bir sıralama faktörü olarak kullanır. Bounce rate her ne kadar doğrudan sıralama faktörü olmasa da, yüksek bounce rate genellikle düşük Dwell Time ile birlikte görülür. Bu da kullanıcının memnun olmadığını ve Google için olumsuz bir sinyal olduğunu gösterir. Bu nedenle, Dwell Time’ı (nitelikli ve ilgi çekici içerik aracılığıyla) artırmak, dolaylı olarak bounce rate’i düşürmeye de yardımcı olur.

هر Kullanıcının Siteyi Terk Etmesi, Kaçırılmış Bir Satış Fırsatıdır!

Amaç sadece kullanıcıyı sitede tutmak değil, onu satın almaya yönlendirmektir. Sayfalarınızı öyle optimize ediyoruz ki yalnızca bounce rate düşmez, aynı zamanda dönüşüm oranınız (Conversion) da artar.

Özet: Bounce Rate, İyileştirme İçin Bir Uyarı Zili

Web sitesinin hemen çıkma oranı, kullanıcı davranışlarını ve sitenizin zayıf yönlerini anlamanıza yardımcı olan son derece önemli ve faydalı bir göstergedir. Her ne kadar bounce rate doğrudan arama sonuçlarındaki sıralamanızı etkilemese de, kötü içerik, düşük hız veya zayıf kullanıcı deneyimi gibi daha derin sorunlara işaret eden bir uyarıdır ve bunların tümü dolaylı olarak SEO’ya zarar verebilir. Nihai hedefimiz sadece “rate bounce nedir” sorusuna odaklanmak olmamalıdır. Bunun yerine, sayfa performansını kapsamlı bir bakış açısıyla değerlendirmeliyiz. İçeriğe ve içerik kalitesine odaklanarak, kullanıcı deneyimi ve site navigasyonunu iyileştirerek, ayrıca mobil uyumluluk sağlayarak kullanıcı etkileşimini artırabilir ve sonunda daha yüksek bir dönüşüm oranı (conversion rate) ile çevrim içi dünyada kalıcı başarı elde edebiliriz. Unutmayın, geri dönen ziyaretçi oranı yalnızca web optimizasyonu bulmacasının bir parçasıdır ve her zaman diğer temel metriklerle birlikte değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yüksek bounce rate her zaman kötü müdür?

Hayır, yüksek bounce rate her zaman olumsuz bir durum değildir. Sayfanın türüne (örneğin, kullanıcı ihtiyacını hızlıca karşılayan bilgilendirici bir makale) ve amacına bağlı olarak yüksek bounce rate tamamen doğal ve hatta olumlu olabilir. Ancak e-ticaret sitelerinde ya da daha derin etkileşim hedeflenen sayfalarda yüksek bounce rate mutlaka incelenmelidir.

 

GA4 hesabınıza giriş yapın, “Reports” bölümüne gidin, ardından “Engagement” ve sonrasında “Pages and screens” sekmesini seçin. Bu bölümde, kalem ikonuna (Customize report) tıklayarak “Bounce rate” metriğini raporlarınıza ekleyebilirsiniz.

Hayır, Google yetkilileri defalarca bounce rate’in doğrudan bir sıralama faktörü olmadığını açıklamıştır. Ancak yüksek bounce rate, kullanıcı deneyimi veya içerik kalitesi ile ilgili sorunların göstergesi olabilir ve bu durum dolaylı yoldan SEO performansınızı etkileyebilir.

En önemli faktörler arasında içeriğin kullanıcı arama niyeti ile uyumsuzluğu, sayfanın yavaş yüklenmesi, zayıf tasarım ve kötü kullanıcı deneyimi, mobil uyumsuzluk ve rahatsız edici öğelerin (örneğin can sıkıcı pop-up’lar) bulunması yer alır.

Bounce rate, kullanıcının sitede ne kadar süre kaldığına bakılmaksızın tek sayfalık oturumların yüzdesini ifade eder. Dwell Time ise kullanıcının bir sayfaya girdikten sonra arama sonuçlarına dönmeden önce orada geçirdiği süreyi ölçer. Daha uzun Dwell Time genellikle kullanıcının içerikten memnun kaldığını gösterir ve Google sıralamalarını doğrudan etkiler. Bounce rate ise doğrudan bir sıralama faktörü değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir